2009’un ardından
Acısıyla tatlısıyla bir yeni yılı daha geride bırakıyoruz diyerek başlar yılın bitiş konuşmaları. Geçen yılı değerlendirirken geçtiğimiz yıldan daha iyi olmasını dilemiştim. Fakat her geçen yıl bir öncekini aratır hale geldi. Özellikle ülkemizin içerisinde bulunduğu siyasi gerginlik tüm halkı gelecekten ümitsiz olmaya yönlendiriyor. 2008 de başlayan ekonomik kriz etkisi bir nebze azalıp dip noktasından kurtulsa da halen piyasalara güven vermiş değil. Tahminler 2010 yılının ikinci yarsında iyileşmelerin olacağı yönünde. Ümit ediyorum ki etkisi bu büyüklükte görülmemiş bir krizi dünya ve ülkemiz bir daha yaşamaz.
Banka kredi faiz oranlarının 0,95 lere kadar düşmesi konut talebine beklenen katkıyı sağlamasa da en azından güzel bir gelişme olarak halen devam ediyor. Neredeyse gayrimenkulun altın çağı olan 2005’teki faiz oranlarını yakaladı hatta geçti. Bugünlerde yeni inşaat yapımı için arsa arayışlarının arttığını gözlemliyoruz. Bu da Tarsus’un konut açığını sorununu gidermek anlamında oldukça güzel bir gelişme. Aslında şehrimizin bu denli cesaretli adımlara, güzel girişimlere çok ihtiyacı var. Tarsus’un ülkemizdeki diğer refah şehirler gibi varlıklı ve güçlü olması hepimizin ortak çabası. Fakat bu iş tek başına bir kişinin yapabileceği kadar basit bir iş değil. Ancak birlik ve beraberlik içerisinde herkesin aynı amaçla çalışıp sonuca varacağı bir yolculuk. Krizi veya her şeyi bahane etsek bile yine de yapılacak çok iş var.
Krizin etkisinin en yoğun olduğu dönemde internet ortamında dolaşan bu güzel hikayeyi sizinle paylaşmak istiyorum..
Mevsim yaz aylardan ağustos...Riviera kıyısında küçük bir kasaba, yaz sezonu ancak yağmur yağıyor, yani kasaba bomboş, herkesin borcu var ve kredi ile yaşıyorlar. Şans eseri otele zengin bir rus geliyor ve resepsiyona 100 dolar bırakıp odaya bakmaya çıkıyor.Otel sahibi parayı hemen alıp kasaba olan borcunu ödüyor. Kasap, 100 doları hemen kaparak toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor.Toptancı uzun zamandır ücretini ödeyemediği berberine gidiyor ve borcunu kapatıyor. Berber de büyük bir sevinçle parayı alıp aynı otele giderek oraya olan borcunu ödüyor ve o anda rus müşteri odadan geri dönüyor ve odayı beğenmediğini söyleyip 100 doları geri alarak kasabayı terk ediyor. Rus müşterinin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmuyor ancak... tüm kasaba borçlarından kurtuluyor ve geleceğe ümitle bakıyor. Umarım Tarsus’umuzda krizden uzaklaşarak bu kasabadaki gibi iş hacimlerinin büyüyerek arttığı refah bir şehir olur.
Bu vesileyle tüm Tarsus Ekspres okurlarının ve Tarsus Ekspres ailemizin yeni yılını kutluyor, yeni yılın herkese özellikle de geçirdiğimiz bu zor günlerde ülkemize huzur ve barış getirmesini diliyorum.
Saygılarımla,