Öncelikle herkesin mübarek Ramazan bayramını gönülden kutluyor, ülkemize huzur ve barış getirmesini diliyorum.
Bugünkü yazımı bundan yaklaşık kırk gün önce kaybettiğim Babam Osman YILDIRIM için yazmak istedim. Sanırım bugüne kadar bir solukta yazdığım köşe yazılarından çok zor ve farklı olacak. Onu anlatmak için sadece bu köşeye sığdırılacak birkaç paragraflık anlatım değil büyük ciltli ansiklopediler bile az gelir.
İki bireyin karşılıklı ilişkilerinde verilen her ad bir yana ( karı-koca, anne-kız, abi-kardeş, dayı- yeğen) Baba-Oğul hepsinden farklı bir anlam yüklü. İster babanın oğluyla ilişkisi , ister oğulun babayla ilişkisi veya ikisini bir arada yaşama duyguları her erkek bireyi farklı dünyalara taşıyan çok özel duygular.
İnsan doğduğundan itibaren çevresindeki gelişen olayları an be an kayıt ediyor. Özellikle erkek çocuklarının en büyük idolleri her zaman babaları. O ne yaparsa aynısı yapmaya çalışmak onun hareketlerini kopyalamak her zaman erkek çocuklarının en büyük uğraşı.
Hayatın kötü giden zamanlarında çevrenizdeki bütün herkes destek olmaya çalışsa da insanın babasının varlığını bile hissetmek inanılmaz güç veriyor. Sanki bütün zorlukları aşacak güce bir tek onun sahip olduğunu düşünüyorsunuz.
İşte böyle güçlü bir varlığın bir anda elinizden kayıp gitmesi, size o güçten daha fazla güçlü olmayı zorunlu kılıyor. Allah onun sabrını ve gücünü fazlasıyla veriyor. Allah’ın takdirine isyan edemiyor. Ölüm her canlıya çok yakın ve eninde sonunda tadacağını biliyor..
Açıkçası bir erkek evlat olarak babamla ilgili şunu da yapsaydık diye eksik bıraktığımız bir şey var mı düşüyorum. Fakat bulamıyorum. O kadar dolu dolu yaşamışız ki içimde hiç bir uhde yok. Aksine belki büyük bir çoğunluğun yaşayamayacağı kadar dopdolu anları babamla yaşamışız. Beraber halay çekmekten türkü söylemekten tutunda aynı işi yapmaya kadar sayamayacağım ve tadına da hiçbir zaman doyamadığım anları paylaştık. Arkadaşımla yapıp da babamla da keşke yapsaydım diyeceğim hiçbir şey yok.Bu konuda son derece huzurluyum. Ölmeden önce son defa gözlerime baktığında onun da en az benim kadar rahat olduğunu gördüm. Sanki gözüm arkada değil, benim bıraktığım yoldan devam edeceğine inanıyorum dercesine gözünü kırpmadan güven duyarak bakışını unutamayacağım. Kendimdeki böyle büyük bir acının üstesinden gelme gücüne de bundan alıyorum.
Defnetmeden önce son defa elini öpmek için girdiğimizde yüzünde o kadar tatlı bir tebessüm vardı ki hiç kimsenin gözünden kaçmamıştı. Belki bir çok insanın 100 yılda bile yaşayamayacağı kadar dolu bir hayatı o 57 yıla sığdırmıştı. Taziyeye gelen yakınların babamla yaşadığı ve bizimle paylaştığı anılar bu doluluğun en büyük göstergesiydi.
Onsuz ilk bayram o kadar anlamsız geliyor ki. Keşke bugün bayram değil de sıradan bir gün olsaydı diye düşündüm. Bayram namazına beraber gidip namazı beraber kılmayı, bitince kalkıp ilk onun elini öperek bayramlaşmaya başlamayı çok özleyeceğim. Sadece bu değil sayamayacağım kadar çok şeyi onunla yaşamayı özleyeceğim.
Son olarak babamın hastaneye kaldırılışından cenazesine kadar geçen süreçte beni hiçbir zaman yalnız bırakmayan desteğini esirgemeyen bütün dostlarıma ve özellikle bütün baba dostlarıma şükranlarımı sunuyorum.
Mekanın cennet , ruhun şad olsun Canım Babam
Seni asla unutmayacağız.