Yeni bir yıla girerken yeni umutlar, beklentiler ve dilekler hepimizin dilindedir. Aslında beklenti ne kadar düşük olursa mutluluk da bir o kadar fazla oluyor. Mutlu olmak için beklentileri azaltmak sanırım en yerinde karar olacaktır. Çünkü ne kadar barış ve huzur dilersek dileyelim bir o kadar tersi , daha fazla kazanç ve refah dilersek bir o kadar tersi durumlar yeni yıllarda önümüze seriliyor. Biraz fazla gerçekçi olabilir ama benim temennim eskisinden kötü olmasın daha güzel geçsin yeter.
Geride bıraktığımız yıl insanların psikolojisini oldukça bozmuş olacak ki hem ülkemizde hem şehrimizde hiç hatırlamadığım kadar hüzünlü olaylar yaşandı. Sanırım gazetemizde her hafta bir intihar olayının haberi yer alıyordu. Küresel kriz, işsizlik bir çok insanımızın hayatını olumsuz yönde etkiledi. Siyasi arenada yaşanan belirsizlikler, seçim sonrası beklenen huzurlu ortamı bir türlü sağlayamadı.
2005 yılında gayrimenkul altın yılını yaşadı 2006 yılının mayıs ayından itibaren durgun seyir izleyen piyasalar geçtiğimiz aylarda en dip noktaya geriledi. Dışa bağımlı olan ekonomimizin yaşanan küresel kriz karşısında etkilenmemesinin mümkün olamayacağını konusunda tüm uzmanlar hemfikirdi. Her ne kadar finans sektörü kadar büyük sıkıntılar yaşanmasa da faiz oranlarının yükselmesi gayrimenkul piyasasını olumsuz yönde etkiledi. Banka kredisi kullanarak ev alma niyeti olan bir çok vatandaşımız bu hayallerini ileri tarihlere ertelemek zorunda kaldılar.
Genelde halkımızda fiyatların düşmesi yönünde beklentiler oldukça fazlayken gerek ikinci el ev satan vatandaşlarımız gerekse müteahhitler ev fiyatlarında pek fazla değişiklik yapmadılar. Bunun sebebini de ülkemizdeki konut açığı ve nüfus artışı olarak gösterilebilir. Fakat fiyatların yükselmemesi de alma fikrine sahip vatandaşlarımızın menfaatine.
Yalnız küresel kriz de olsa burada sıcak paranın dönmesi kadar iyi gelebilecek bir çözüm düşünülemiyor. Krizin psikolojik etkileri gerçek krizden daha kötü sonuçlar ortaya çıkarıyor. Bir bakıyorsunuz maaşı belli gideri belli olan bir devlet memuru bile krizi bahane edip yapmak istediği yatırımları erteliyor. Halbuki paranın çevrilmediği kısır bir döngüde ne bölgenin ne ülkenin ekonomisinin gelişmesi düşünülemez. Krize inat yatırım yapanlar inanıyorum ki gelecekte bu kararlarının ne kadar doğru olduğunu görecektir.
Bu vesileyle tüm Tarsus halkının yeni yılını tekrar kutluyor, sağlık ve mutluluklar diliyorum.
Saygılarımla